01

1Nis2025

MEHMET NACİ AKÖZ UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZİYOR

MEHMET NACİ AKÖZ UZAKDOĞU’NUN İLGİNÇ ÜLKESİ TAYLAND’DA

 

Mehmet Naci Aköz dünyaca ünlü uçurtmacılar ile birlikte Tayland’daki Uluslararası Satun Uçurtma Festivaline katılmak üzere uzakdoğu’nun muhteşem doğası, farklı yemek kültürü ve tarihi tapınaklarıyla dolu olan ilginç ülkesi Taylan’daydı.

Bugüne kadar dünyanın onlarca ülkesine giderek uçurtma festivallerine katılan, bu konuda çok sayıda araştırma yapan İstanbul Uçurtmacılar Derneği Başkanı ve Türk Uçurtma Takımı kaptanı Mehmet Naci Aköz, Uluslararası Satun Uçurtma Festivali için Tayland’ın Satun şehrindeydi.

Aköz’ün Tayland hikayesini kendisinden dinleyelim;

2011 Yılında Hindistan’ın Jaipur eyaletindeki uluslararası festivalinde tanıştığım, daha sonra Uluslararası İstanbul Uçurtma Festivaline davetli olarak konuk ettiğim Tayland’lı tanınmış uçurtmacılar Ron ve Baew Spaulding ailesi bu kez beni Tayland’a davet ettiler. Oldukça renkli ve ilginç bir ülke olan Tayland’a uçurtma vesilesi ile gelmiş olmak beni ayrıca mutlu etti.

Spaulding’lerin projelendirip organize ettiği, Satun Belediyesi tarafından düzenlenen 40 ülkeden, 200’e yakın profesyonel uçurtmacı ve onlarca uçurtma kurumunun katıldığı festivalde, devasa Türk Bayrağı uçurtmam başta olmak üzere 10 ayrı modelde uçurtmayı gökyüzüne havalandırmak benim için büyük keyif aldığım bir performans oldu.

Uçurtma gösterilerimin haricinde her festivalde yaptığım gibi Satun’da da uçurtma atölyesi kurarak Türk modeli uçurtmaları Tayland’lı çocuklarla birlikte yaptık ve atölye çalışmasını bitiren tüm katılımcılara başarı belgeleri ve Türk Bayrağı ile ödüllendirdim. 50 Tane Türk Bayrağı tasarımlı altıgen ile 100 tane de A4 kâğıdından yapılan ve bizim uçurtma kültürümüzün en güzel modellerinden olan sivriburun uçurtmaları elde eden çocuklar çok mutlu oldular.

Sokak oyunları kültürümüzün tek canlı oyuncağı olarak bildiğimiz uçurtma, dünyadaki pek çok ülkede farklı tarihlerde dev uluslararası uçurtma festivalleriyle kutlanıyor.

Türkiye’nin tek resmi uçurtma kurumu olarak bizde bu festivallere katılarak ülkemizi uluslararası alanlarda temsil etmeye çalışıyoruz.

Festivalin ödül gecesinde tüm katılımcılara Satun Belediye Başkanı tarafından katılım plaketleri olan ödüller verildi. Ödül töreninde yine her etkinlikte yaptığım gibi Satun Belediye Başkanına bir tane Türk Bayrağı tasarımlı, bir tane de hat yazılı tasarımlı olmak üzere iki adet uçurtma ile bir tane de Türk Bayrağı hediye ettim. Belediye Başkanı bu hediyelerden çok memnun olduğunu ifade edip yarı beline kadar eğilerek (Tayland’ın geleneksel teşekkür saygısı) bana teşekkürlerini ifade etti, birlikte sahnede fotoğraf çektirdik. Bu seremoni benim için güzel bir anı oldu.

Uçurtma festivallerine gittiğim ülke ve şehirlerdeki uçurtma imalat ve satıcılarını dolaşarak uçurtma müzesi koleksiyonu için çeşitli ürünler topluyorum, Tayland’da da bunun için oldukça fazla vakit ayırarak çok sayıda geleneksel uçurtma satın aldım, incelemeler yaptım, iki ayrı imalatçıdaki atölyelerde uygulamalı Tayland uçurtmalarının yapıma katıldım.

Ayrıca festivale katılan diğer ülkelerden de çok sayıda uçurtma ve uçurtma ile ilgili ürünler topladım, Tayland dönüşümde ülkemizin tek, dünyanın ise 18 uçurtma müzesinden birisi olan İstanbul Uçurtma Müzesi koleksiyonuna ciddi katkıda bulundum.

1Nis2025

Türkiye’nin İlk havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivalinde uçurtma rüzgârı esti

 

Türkiye’nin ilk havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul, 20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul’un 3. havalimanında yapıldı.

İstanbul Uçurtmacılar Derneği’nin birbirinden ilginç ve görkemli uçurtmalarla katıldığı festivalde, gökyüzünde adeta uçurtma şöleni yaşandı. Dünyanın en büyük 5. Bayrak uçurtması olan 60 m2 büyüklüğündeki Türk Bayrağı uçurtma festivale katılan binlerce kişi tarafından şaşkınlık ve hayretle izlendi.Türk uçurtma takımı üyeleri tarafından yoğun bir alkışla göğe yükselen Türk Bayrağı uçurtmayı görüntülemek isteyenler telefonlarına sarıldı. Ülkemizin en büyük uçurtması olan 130 m2 büyüklüğündeki vatoz balığı uçurtma yine izleyenlerin büyük beğenisini kazandı.

Ayrıca festival boyunca 09.00-18.00 saatleri arasında tam 4 gün boyunca gerçekleştirilen uçurtma atölyesi etkinliğinde kendi uçurtmalarını yapmak isteyen ziyaretçilerle doldu taştı. Etkinlik boyunca her gün uçurtma atölyesi çadırı önünde uzun kuyruklar oluştu. Binlerce uçurtmanın yapıldığı etkinlikte belli zamanlarda izdiham yaşansa da güvenlik ekibinin yönlendirmesi ile ciddi bir karmaşaya sebep olmadan etkinlik başarıyla tamamlandı.

Uçurtma atölyesinin katılımcıları dışında özel ziyaretçiler de vardı, bunlardan biri ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş beyefendi idi. Belediye Başkanımız atölyede çocuklarla birlikte kendi uçurtmasını yaptı ve çocuklara başarılar dileyerek etkinlik çadırından ayrıldı.

Festival kapsamında jet uçak gösterileri, paraşüt atlayışları, planör, helikopter ve akrobasi gösterileri de sunuldu.Türk Yıldızları ve Solotürk’ün gösterileri de izleyicilere heyecanlı anlar yaşattı.

 

 

1Nis2025

Okullarda Uçurtma Dersleri

Unutulmayan oyuncaklarımız arasında yer alan uçurtma

artık yeni kuşaklara da öğretiliyor!

Sokak Oyunları Kültürü;

 

Sokak oyunları kültürümüzün en önemli oyuncakları arasında yer alan ve yüz yıllardır göklerimizde süzülerek uçan uçurtma artık okullarda ders olarak okutuluyor.

İstanbul Uçurtmacılar Derneği’nin (Eski adıyla Eyüp Kardeş Uçurtmacılar Derneği) 1998 yılında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğüne verdiği talep dilekçesi ile ilk adımı attı.

Ardından İstanbul Valiliğinin de onayı ile ülkemizde ilk kez okulların müfredatlarına giren uçurtma dersleri yıllar içinde genişleyerek tüm yurt sathında binlerce okula ve milyonlarca öğrenciye ulaştı. İstanbul Uçurtmacılar Derneğinin talebi ve İstanbul Valiliğinin 01 04 1998 tarihli oluru ile sadece İstanbul ili sınırları içindeki okullarda başladı.

O günkü müfredatta yer alan, resim ve elişi derslerinden birinde uygulama alanı bulan uçurtma artık günümüzde Türkçe, Matematik, Teknoloji-Tasarım ve benzeri derslerin konularından biri haline geldi.

1998 yılındaki kararın alınmasında proje hazırlayıcısı olan İstanbul Uçurtmacılar Derneği başkanı Mehmet Naci Aköz konu ile ilgili olarak şu bilgilendirmeyi yaptı;

Sokak oyunları kültürümüzün önemli oyuncakları arasında yer alan ve unutulmaya yüz tutmuş uçurtma kültürünün kaybolmaması için çabalamaktayız. Yeni yetişen nesle öğretilmesi ve modellerinin geliştirilmesi amacıyla kurduğumuz derneğimizin bu konuda pek çok çalışması olmuştu. İşte bunlardan birisi de okullarda uçurtma derslerinin verilmesi projemizdi.

1998 yılında İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğüne verdiğimiz dilekçe uzun uğraşlardan sonra Valilik oluru ile tarafımıza döndü ve sadece resim veya elişi dersleri ile sınırlı da olsa kendisine uygulama alanı buldu.

Takribi 10 yıl çeşitli okullarda pilot sınıflar oluşturması suretiyle, hiçbir ücret talep etmeden dernek olarak uçurtmanın yapımı ve tarihi ile ilgili derslere “Usta öğretici sıfatı ile teknik eğitmen olarak katıldık. 2005 Yılında deneğimiz tarafından kurulan uçurtma müzesi içindeki ilk uçurtma atölyesini oluşturduk ve okulları dolaşarak yaptığımız çalışmayı aşamalı olarak uçurtma müzesi içine aldık.

Okullarda uçurtma dersi kapsamında o günlerde sadece 24 öğrenci alabildiğimiz uçurtma atölyesi sınıfları bugün için aynı anda 200 öğrenciye hizmet verebilecek hale geldi.

Uçurtma atölyelerimizi 2016 yılından itibaren de 3 Ayrı atölye sınıfından oluşan ve Türk uçurtma kültürü içindeki çok sayıda uçurtma modellerinin eğitimlerinin de verildiği İstanbul Uçurtma Okuluna dönüştürdük.

Okul öncesi, çocuk gelişimi ve/veya anaokulu öğretmenliği mezunu olan, İstanbul Uçurtmacılar Derneği tarafından uçurtma yapım programlarına da katılan 18 kişilik eğitimci gurubumuz tarafından yönetilen atölyelerimizde uçurtma yapımını bitiren öğrencilerin uçurtmaları kontrol edilerek eksik, aksama olan yerlerine müdahale edilmekte, (Dengeleri hazırlanmakta, kuyrukları takılmaktadır) hiçbir eksiği olmamasına özen gösterilmektedir.

Uçurtma atölyelerimizde yapılan uçurtmaların tümü uçabilir uçurtmalardır.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın sürdürdüğü “Çocuk Dostu Müze” projesi ile birebir örtüşen,

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün “İstanbul’da yapılacak Kültür Gezileri” çerçevesinde ziyaret edilmesi tavsiye edilen tek uçurtma müzesi ve tek uçurtma atölyesi olan,

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 2011 yılında uygulamaya koyduğu “Müzeli Eğitim” ve 2019 yılında başlattığı “Okul Dışı Öğrenme Ortamları” projelerinde paydaş kurumlar arasında olduğumuz ve bu projelerle ilgili hazırlanan yönergelerde müzemiz isminin bizzat zikredildiği çalışmalarımızın öğrencilere ciddi katkılar sağladığı kanaatindeyiz.

1Nis2025

Anadolu Yakasında Ücretsiz Gezilebilecek Müze

Türkiye’nin ilk ve tek, dünyanın ise 18 uçurtma müzesinden birisi Üsküdar’da!
Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi tüm yıl boyu resmî tatiller dışında 09.00 – 17.00 arası açık ve müze girişi ücretsiz.

6 Kıta, 39 ülkeden toplanmış 3000’e yakın eserden oluşan koleksiyonu ile tam bir uçurtma kültür merkezi konumundaki müzeye gelen ziyaretçilerden giriş ücreti alınmıyor.

İstanbul Uçurtmacılar Derneği Başkanı Mehmet Naci Aköz tarafından yaklaşık 50 yılda oluşturulan bu geniş koleksiyon ve uçurtmanın tarihi hakkında bilgi edinmek isteyenler için önemli bir merkez, uçurtma müzesi içinde yer alan dünyanın ilk uçurtma kütüphanesindeki arşive ulaşmak da mümkün.

Randevu alınarak gelinmesi tavsiye olunan uçurtma müzesindeki inceleme ve araştırma esnasında dünyanın farklı ülkelerindeki ilginç ve değişik uçurtmaları görmekle kalmıyor aynı zamanda uçurtmanın ilginç tarihini de öğrenme imkânına kavuşuyorsunuz.

2008 Yılında Kültür Bakanlığının başlattığı “Çocuk Dostu Müze” ile 2011 yılında İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün başlattığı “Müzeli Eğitim” ve 2019 yılında projelendirdiği “Okul Dışı Öğrenme Ortamları” projeleri çerçevesinde yürütülen çalışmalarda atölye çalışmaları da sürdürülüyor.

Ziyaretçiler isterlerse uçurtma müzesi içinde yer alan uçurtma atölyelerine katılarak kendi uçurtmalarını yapma imkânını da bulabiliyor.

Uçurtma eğitmenleri desteğinde, kendisine verilen malzemeleri kullanarak uçurtmasını yapan ziyaretçiler program bitiminde A4 kağıdından yapılabilen sivriburun uçurtmasının malzemesi de hediye ediliyor.

1Nis2025

Antalya Korkuteli Yelten Dallar İmam Hatip Ortaokulu Öğrencilerinin Uçurtma Etkinliği

İstanbul Uçurtmacılar Derneği tarafından 2017 yılı başında başlatılan ücretsiz sivriburun uçurtma dağıtımı her yıl ve ülkemizin her tarafında sürüyor.

Aslında bu proje bir Çin atasözünde de belirtildiği gibi “Biz insanlara balık ısmarlamak yerine balık tutmayı öğretiyoruz” cümlesinden hareketle biz çocuklarımıza bir A4 kağıdından bile çok güzel bir uçurtma yapılıp uçurulabileceğini öğretiyoruz. Bu projeye dahil olanlar kendi uçurtmalarını kolaylıkla nasıl yapabileceklerini ve uçurabileceklerini öğreniyorlar.

Ücretsiz sivriburun uçurtma projesine katılıp uçurtmaları alan ve başarılı bir etkinlik gerçekleştiren okullardan biri olan Antalya Korkuteli Yelten Dallar İmam Hatip Ortaokulu öğretmeni Derya ATATEKİN’de konuyla ilgili kısaca şunları söyledi;
Antalya Korkuteli Yelten Dallar İmam Hatip Ortaokulu olarak İstanbul Uçurtmacılar Derneği’nden sivriburun uçurtma projesi için malzeme istemiştik. Talebimize hemen cevap veren ve uçurtmaları okulumuza gönderen yetkililere tüm öğrencilerim adına ilgi ve alakaları için teşekkür ediyorum. Gelen malzemeler ile beraber uçurtma kültürünü tanıtmak amacıyla öğrencilerimizle bir araya geldik.

Okullarda Uçurtma Dersi | Sivriburun Uçurtma

Dernek başkanı sayın Mehmet Naci Aköz’ün hazırladığı ve www.ucurtmamuzesi.net adresinde yayınlanan sivriburun uçurtma nasıl yapılır ve nasıl uçurulur videolarından oluşan sunumları yaptıktan sonra 35 öğrencimizle beraber okul bahçesinde yaptığımız uçurtmalarımızı uçurtma şansı bulduk.

Antalya Korkuteli Yelten Dalla İmam Hatip Ortaokulu | Uçurtma Dersi

Güzel ve öğrencilerimizi mutlu eden bir etkinliği tamamlamış olduk, etkinlikte bol bol fotoğraf çektik. Daha sonra bu fotoğrafları da İstanbul Uçurtmacılar Derneği ile paylaştık.

Antalya Korkuteli Yelten Dallar İmam Hatip Ortaokulu uçurtma etkinliğine katılan öğretmen ve öğrenciler

Antalya Korkuteli Yelten Dalla İmam Hatip Ortaokulu | Şeytan Uçurtma Festivali

 

 

1Nis2025

Kendi uçurtmanızı yapmak ve uçurmak sanıldığı kadar zor değildir.

İstanbul Uçurtmacılar Derneği Başkanı ve uzman uçurtma eğitmeni Mehmet Naci Aköz’ün uçurtma yapımı ve uçurulması ile ilgili olarak hazırlanmış videolu anlatımlarını www.ucurtma.tv’den izleyerek hiçbir ücret ödemeden kendi uçurtmanızı rahatlıkla yapabilir ve uçurabilirsiniz.

Uçurtma nasıl uçurulur?

(www.ucurtma.tv den videosunu izleyebilirsiniz)

Uçurtmayı uçurmak için basit ancak önemli kurallar olduğunu bilmeli ve önemsemeliyiz. 😊

 

  • İlk bilmemiz gereken konu şudur;

Uçurtma “Rüzgâr ittiği için değil, rüzgâra direndiği için” uçabilen bir oyuncaktır. Dolayısıyla uçurtma ile rüzgârı karşı karşıya getirmeliyiz.

Uçurtmayı uçurabilmek için rüzgâr alan bir yer bulmalıyız, bu yerin tepe veya deniz kenarı olması gerekmiyor önemli olan rüzgârın geldiği yönün açık ve rüzgâr esen bir açıklıkta olması gerekir.

  • İpi uçurtmanın ortasından çıkan denge ipinin ucuna bağlıyoruz.
  • Uçurtmanın kuyruğunu sonuna kadar açıyoruz.
  • Yardımcı pozisyonundaki kişi rüzgâra karşı pozisyon alarak ve iki elini kullanarak uçurtmayı uçuran kişiden yaklaşık 20-25 metre uzaklaştıktan sonra uçurtmanın arka tarafındaki çıtalardan yukarı doğru kaldırmalıdır.
  • Uçurtmayı uçuracak kişi sırtını rüzgâra dönmüş şekilde yardımcısının uçurtmayı havaya kaldırmış olmasını, uçurtmanın ipinin herhangi bir yere takılmamış veya takılma ihtimalinin olup olmadığını kontrol eder.
  • Yardımcısına “Bırak” diye bağırarak uçurtmanın serbest kalmasını sağlar, uçurtmanın ipini hızlıca ve seri şekilde iki elini kullanarak kendisine doğru çeker, uçurtma rüzgarla çarpışacağı için rüzgârın kaldırma ve sürtünme tekniğini kullanarak hızlıca yükselir.
  • Uçurtma koşarak uçurulmaz. Uçurtmayı uçurmak için koşmamalıyız.
  • Uçurtma 20-30 metre yukarı çıktığında bir an için durup rüzgârın uçurtmayı havada sabit şekilde tutup tutmadığına bakar, eğer ipi sabit tutmanıza rağmen uçurtma havada sabitlenmiş şekilde duruyorsa ipi yavaş yavaş bırakarak uçurtmayı gökyüzüne doğru bırakır.
  • Ancak uçurtma havalanmasına rağmen ipi sabitlediğinizde uçurtma yavaş yavaş aşağıya doğru iniyorsa ya rüzgâr yetersizdir ya da bulunduğunuz alan çukurda kalan ve rüzgârı yeterli almayan bir alandasınızdır.
  • Orta şiddette de olsa bayrağı dalgalandıran rüzgâr sizin için yeterlidir.

 

  • Bu işlem için uçurtma nasıl uçurulur videosunu izlemenizi öneririz.

 

İhtiyacınız olabilecek uçurtma yapımı ile ilgili benzer sorular:

1.) Uçurtma hangi malzemelerden yapılır?

2.) Uçurtma çıtası nasıl çakılır?

3.) Uçurtma iskeleti nasıl yapılır?

4.) Uçurtma nasıl kaplanır?

5.) Uçurtmanın dengesi nasıl yapılır?

6.) Uçurtma kuyruğu nasıl yapılır?

7.) Uçurtma nasıl süslenir?

8.) Uçurtma nasıl taşınır?

9.) Uçurtma nasıl uçurulur?

10) Yıldız uçurtma iskeleti nasıl yapılır?

11) Sivriburun uçurtma nasıl yapılır?

Rüzgarınız bol olsun 😊

1Nis2025

MEHMET NACİ AKÖZ UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZİYOR

MEHMET NACİ AKÖZ, TÜRK UÇURTMA TAKIMI İLE

ULUSLARARASI HİNDİSTAN/AHMEDABAD UÇURTMA FESTİVALİNDE

 

Dünyanın en büyük uluslararası uçurtma festivallerinden birisi olan ve Hindistan’da düzenlenen Uluslararası Ahmedabad Uçurtma Festivali için Türk Uçurtma Takımı Hindistan’daydı. İstanbul Uçurtmacılar Derneği başkanı ve Türk Uçurtma Takımı kaptanı Mehmet Naci Aköz ve ekibi dünyaca ünlü uçurtmacılar ile birlikte Hindistan’da gökyüzünü renklendirdi.

Her yıl 04-14 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen uçurtma festivaline dünyanın farklı kıtalarından katılan onlarca ülkeden birisi de Türkiye’ydi. Dünyanın pek çok ülkesindeki uluslararası uçurtma festivallerinde ülkemizi başarıyla temsil eden Türk Uçurtma Takımı birbirinden farklı gösteri uçurtması ile nefis görüntüler oluşturdu. Ekibimizin koleksiyonu içinde yer alan ve dünyanın en büyük 5. Bayrak uçurtması olan 60 m2 büyüklüğündeki dev Türk Bayrağı uçurtma ve ülkemizdeki en büyük uçurtma olan 100 m2 büyüklüğündeki Vatoz balığı uçurtma da yer aldı. Festival süresince Türk modeli ve Türk Bayrağı tasarımlı uçurtmalarla yapılan uçurtma atölyelerimizde ise Hindistanlı çocuklara Türk Bayraklı uçurtmalar hediye ettik.

Konuyla ilgili basına açıklama yapan Türk Uçurtma Takımı kaptanı Aköz; Sokak oyunları kültürümüzün tek canlı oyuncağı olarak bildiğimiz uçurtma, dünyadaki pek çok ülkede farklı tarihlerde dev uluslararası uçurtma festivalleriyle kutlanıyor. Türkiye’nin tek resmi uçurtma kurumu olarak bizde bu festivallere katılarak ülkemizi uluslararası alanlarda temsil etmeye çalışıyoruz. Gittiğimiz her ülkede uçurduğumuz, dev boyutu ile havalarda süzülen Türk Bayrağı uçurtma herkesin ilgisini çekiyor ve uluslararası TV kanallarında haberlerimiz yapılıyor. Ayrıca, bu festivalde yaptığımız uçurtma atölyelerinde onlarca Hindistan’lı çocuğa Türk Bayraklı uçurtmalar yaptırarak ülkemizin tanıtımını en üst düzeyde gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz.

Festivallerdeki performanslarımızın dışında, festivale katılan diğer ülkelerin uçurtma takımları ile ikili görüşmeler yaparak farklı ülkelerdeki uçurtma kurumları arasındaki ilişkilerimizi kuvvetlendirmeye ve uçurtma müzemizin koleksiyonuna ekleyeceğimiz uçurtma ve uçurtma ile ilgili eserleri toplamaya çalışıyoruz. Ayrıca gittiğimiz ülkelerdeki uçurtma imalat ve satıcılarını gezerek buralardan da koleksiyonumuza çok sayıda yeni eserler topluyoruz.

Son olarak şunu da eklemek isterim, her ne kadar uçurtma etkinliklerinde performans sergilemek için katılıyor olsak da aynı zamanda ülkemizin kültür elçiliğini yaptığımızı aklımızdan çıkarmayarak ülkemizi tanıtan broşür, bayrak ve muhataplarımıza vermek üzere çam sakızı çoban armağanı diyebileceğimiz (Kahve, lokum, kolonya gibi) minik hediyeler de götürüyoruz.

Gittiğimiz ülkelerde imkân buldukça da şehri, ülkeyi gezmeye ve turistik gezi yaparak farklı coğrafyaların, farklı kültürlerini tanımaya çalışıyoruz. Bu açıdan baktığımızda Hindistan bizim kültürümüzden çok farklı yapısı ile mutlaka görülmesi gereken bir ülke olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Ahmedabad uçurtma festivalinin bir başka kazanımı ise dünyadaki önemli uçurtma müzelerinden birisi olan Ahmedabad Uçurtma Müzesi ziyaretimizdi. Oldukça eski bir binada hizmet veren müzenin bakımsız ve içler acısı halini gördüğümde gerçekten üzüldüm, oldukça geniş ve müstakil bir binanın sadece giriş katında sergilenen geleneksel Hindistan uçurtmalarının bakımsız, loş bir salonda ve ilgisiz bir ilgilinin denetiminde olması gerçekten büyük bir kayıptı. Israrlı sorularımızın neredeyse hiçbirine cevap alamadık. İstanbul uçurtma müzesinden ziyarete geldiğimizi ve yetkili birisi ile görüşmek istediğimizi söylememize rağmen “bilmiyorum, yetkili yok, fotoğraf çekemezsiniz, çok kalmayın, kısa gezin” türündeki yaklaşımı işin keyifsiz kısmıydı, ancak 100 yıllık, 200 yıllık geleneksel Hindistan uçurtmaların koleksiyonunu görmemiz önemliydi. Oysa biraz daha ilgili bir yönetimle hem müze salonlarını çok daha işlevsel hale getirmek, hem de katlardan birini uçurtma okuluna dönüştürerek müzenin okullarla bağlantısının kurulması pek mümkündü. Tüm bunlara rağmen biraz fotoğraf, biraz da video çekerek müzeden “İyi ki gelmişiz” diyerek ayrıldık.

1Nis2025

MEHMET NACİ AKÖZ UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZİYOR 

UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZERKEN BU SEFER TUNUS’TAYIZ

Türk Uçurtma takımı kaptanı ve İstanbul Uçurtmacılar Derneği Başkanı Mehmet Naci Aköz katıldığı çok sayıdaki uluslararası uçurtma festivallerinde Türkiye’yi temsil ediyor.

Türk Uçurtma Takımı, Tunus Gençlik İşleri ve Spor Bakanlığı ile One Tunisia Kite Team tarafından organize edilen festivalde uçurtma atölyeleri ve uçurtma gösterileri gerçekleştirildi.

TUNUS UÇURTMA TAKIMININ, AKÖZ İLE İLGİLİ PAYLAŞIMI

Tunus Uçurtma Takımı kaptanı Amel Amira’nın facebook’taki paylaşımını buradan aktarmak istiyoruz;

Mehmet Naci Aköz…

İstanbul’daki Uçurtma Müzesinin kurucusu, 30 Ekim – 4 Kasım 2019 tarihleri arasında, Gençlik ve Spor Delegesi tarafından düzenlenen uçurtma festivalinin bir numaralı katılımcısı olacak.

Mehmet bey’in uzun yıllara dayanan bir tecrübeye sahip olduğunu ve Hindistan’daki uçurtma festivallerine katıldığını bilmek, Çin, Ukrayna, Almanya, Hollanda, İtalya..

Üst üste altı kez Uluslararası İstanbul Uçurtma Festivalinin koordinatörü. Bu yüzden onun tecrübesi gençliğimize fayda sağlayacaktır. Böylece Tunus’ta bir kardeşlik ve dostluk karavanında tanıştık.

İstanbul Uçurtma Müzesi koleksiyonunda bulunan 15 uçurtma ile Türk Uçurtma Takımını olarak katıldığımız festivalde havalandırdığımız uçurtmalardan biri ise 10×6 metreden oluşan dünyanın en büyük 5. Bayrak uçurtması olarak bilinen Türk Bayrağı uçurtmaydı.

Tunus Uçurtma Kulübü üyeleri ve farklı ülkelerin öğrenci gruplarından uçurtma atölyesine katılmak isteyen gönüllü katılımcılardan oluşan (Suriye, Ürdün, Yemen, Moritanya, Cezayir, Filistin, Amman, Tunus) oldukça geniş katılımlı ve tam bir gün süren uçurtma atölyeleri yapıldı. Türk uçurtma kültürünün uçurtma modellerinin uygulamalı eğitimleri ise İstanbul Uçurtmacılar Derneği Başkanı ve uçurtma eğitimcisi Mehmet Naci Aköz tarafından verildi.

Ayrıca Aköz, festival çerçevesinde gerçekleştirilen panelde de konuşma yaparak Türk ve dünya uçurtma kültürü ile ilgili bilgiler verdi.

T.C. TUNUS BÜYÜKELÇİLİĞİ BİZİ YALNIZ BIRAKMADI

Tunus’ta katıldığımız uçurtma festivalimize daha önce farklı ülkelerdeki festivallerde olduğu gibi, bu kez Tunus Büyükelçiliğimizin de bizleri desteklemek için festivalimize katılmış olması bizi ayrıca heyecanlandırdı. T.C. Tunus Büyükelçiliğimiz müsteşarları Gülfe Orhun Gobart hanım ve Ferhat Utku bey’in de dahil olduğu Türk heyeti de festivalimizde bizlerle birlikte uçurtma uçurdular.

Gülfe hanım festivalde basına yaptığı açıklamada;

Türk Uçurtma Takımının ülkemizi Tunus’ta temsil ettiği için çok mutlu olduklarını ve etkinliğe katılmalarının kendilerini heyecanlandırdığını ifade ederek başarılar dilediklerini söyledi.

 

T.C. Tunus Büyükelçiliği resmi internet sayfasından;

Hafta sonu gerçekleştirilen Tunus Uçurtma Festivali’nde ülkemizi temsil eden İstanbul Uçurtmacılar Derneği, 60 m2 büyüklüğündeki Türk Bayrağımızı gökyüzünde dalgalandırarak tüm izleyicilerin hayranlığını kazanmıştır. (Bu paylaşım hem Türkçe, hem de Arapça yapılmıştır)

 

TÜRKİYE MAARİF VAKFI DA FESTİVALDE BİZİ YALNIZ BIRAKMADI

Türkiye Maarif Vakfı Tunus ülke koordinatörü Mehmet Targal hocamızda hem panelimize hem de festivalimize katılarak bizi onore ettiler. Ayrıca, güzel bir sahilde sabah kahvaltısında da bizi ağırlayan Mehmet hocamıza teşekkür ediyoruz,

TUNUS BASININDAYDIK

Özellikle 60 m2’lik dev Türk Bayrağı uçurtmamız burada da herkesin ilgisini çekti ve Tunus’lular tarafından alkışlandı. Çok sayıda TV kanalları bizimle röportajlar yaptı.

Ayrıca, bu festival kapsamında sadece Tunus Uçurtma Takımının üyelerine değil, festival alanında çocuklara yönelikte uçurtma atölyeleri gerçekleştirerek Türk Bayraklı tasarımlı uçurtmalar yaptık ve ülkemizin tanıtımını en üst düzeyde gerçekleştirdik.

TUNUS UÇURTMA TAKIMI ÜYELERİNDEN İSTANBUL UÇURTMA MÜZESİNE UÇURTMA ARMAĞANI

Tunus One Tunisia Kite Team üyeleri etkinlik öncesi özel bir atölye çalışması gerçekleştirerek Tunus kültürünü temsil eden tasarımlardan oluşan birbirinden özel geleneksel model ve tasarımlarla hazırlanmış uçurtmaları İstanbul uçurtma müzesi koleksiyonu için hediye ettiler.

Tunus gezimiz de üç ayrı şehri de detaylı olarak gezerek Tunus coğrafyasını, kültürünü yakinen gözleme imkânına kavuştuk.

AKÖZ’E FESTİVALDE HİNDİSTAN UÇURTMA TAKIMINDAN “ÖZEL” ÖDÜL

Tunus festivalimizin sürprizi ise One India Kite Team üyelerinden geldi

Hindistan Uçurtma Takımı kaptanı Abdulla Maliyekkal ve takım üyesi Mohammed Shahir, Türk Uçurtma Takımı kaptanı Mehmet Naci Aköz’e dev bir paraşüt uçurtma hediye etti.

Uluslararası Tunus Uçurtma Festivalinin yapıldığı Ez-Zehra plajında festival bitiminde yapılan mini eğlence sonrasında Hindistan Uçurtma Takım üyesi Mohammed Shahir Aköz’e dönerek; “40 Yıllık uçurtmacı, uçurtmanın babası Mehmet Naci Aköz’e özel bir hediye vermek istiyoruz” diyerek, yarıçapı 15 metre olan (Toplamda 30 m2’lik) dev bir ufo uçurtmayı hediye ettiler. Hindistan’ın “One India Kite Team” takımına teşekkür ediyoruz.

Türkiye’ye dönüşümüzde çok sayıdaki uçurtmayı koleksiyonumuza eklemek üzere müzemize getirdik. Belki de bugüne kadar ülkeler arası ilişkileri en iyi seviyeye çıkardığımız ülkelerden birisi Tunus oldu.

1Nis2025

MEHMET NACİ AKÖZ UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZİYOR

UÇURTMANIN PEŞİNDE BU SEFERKİ DURAK UKRAYNA – KHERSON / TRYHUTTY KÖYÜ

 

Türk Uçurtma Takımı kaptanı ülkemizi uluslararası uçurtma festivallerinde temsil etmek için köşe bucak dünyayı dolaşıyor. 3. Uluslararası Tryhutty Uçurtma Festivali için Türkiye adına Ukrayna’daki festivale katılarak uçurtma gösterileri ve uçurtma atölyeleri gerçekleştirdi. İstanbul Uçurtma Müzesi koleksiyonunda bulunan 12 uçurtma ile festivale katılan ekibimizin uçurduğu birbirinden ilginç uçurtmalarla ülkemizi en iyi şekilde temsil ettik.

Türk Uçurtma Takımı kaptanı Mehmet Naci Aköz katıldığı festivalde gerçekleştirilen uçurtma atölyelerinde ise Ukraynalı çocuklara Türk uçurtma kültürünün uçurtma modellerinden birisi olan armut model uçurtma ile sivri burun uçurtmalardan bolca yaptırıldı.

Takım kaptanı Aköz, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada özetle;

Ülkemizde oldukça sevilen ve sokak oyunları kültürümüzün tek canlı oyuncağı olarak bildiğimiz uçurtma, dünyadaki pek çok ülkede farklı tarihlerde uluslararası uçurtma festivalleriyle kutlanıyor. Biz de Türkiye’nin tek resmi uçurtma kurumu olarak bu festivallere katılarak ülkemizi temsil etmeye çalışıyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinde bugüne kadar çok sayıdaki uçurtma festivaline katıldık, ilk kez ülkemize bu kadar yakın mesafedeki ülke olan Ukrayna’da bir festivale katılıyoruz.

Uluslararası Tryhutty Uçurtma Festivaline katılarak ülkemizi gururla temsil ettik. Kherson şehir merkezinden oldukça uzakta olan Tryhutty köyünde gerçekleştirilen festivalde uçurtmalarımızı Ukrayna semalarına yükseltmek oldukça zevkliydi. Türk Uçurtma Takımı olarak Ukrayna’ya güzel bir koleksiyonla geldik ve nefis gösteriler gerçekleştirdik.

Diğer ülkelerden farklı olarak, festivalin şehirden kilometrelerce uzaktaki bir köyde yapılıyor olması ve Tryhutty köyünün göl kenarında, şehirlerarası tren hattının hemen yanında olması da ayrı bir güzellikti. Şehirden yaklaşık iki saatlik mesafede olmasına rağmen insanlar festivali izlemek için yüzlerce sayıdaki özel araçlarıyla etkinlik alanına gelmişlerdi.

Köyün hemen yanına kurulmuş, satış stantlarında ise ağırlıklı olarak el işi pek çok hediyelik eşya olması ve geleneksel kıyafetli insanların ev yiyecekleri satmaları görülmeye değerdi.

Ukrayna’daki misafirperverlikten oldukça memnun kaldık, Ukrayna seyahatimizin üçüncü gününü gezilere ayırmışlar, epey yer gezdirdiler, Ancak Odesa şehri gerçekten gezilmeye görülmeye değer tarihi bir şehirdi. Odesa’da pek çok tarihi binayı, turistik çarşılarını gördük, ayrıca Odesa limanına bakan çok güzel düzenlenmiş yemyeşil bir parka gittiğimizde, parktaki dev tabelada ODESA – İSTANBUL yazısını gördük, hikayesini dinlediğimizde ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Odesa Belediyesinin “Kardeş şehir” olduğunu öğrendik, parkın düzenlemesini de İstanbul Büyükşehir Belediyesi yapmış, bu da bizi ayrıca mutlu etti.

Ülkemize döndüğümüzde uçurtma müzemize yine yeni uçurtmalar getirmeyi ihmal etmedik.

 

1Nis2025

MEHMET NACİ AKÖZ UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZİYOR

İRAN’IN KISH ADASINDAKİ FESTİVALDEKİ AKSAMALAR ETKİNLİĞİ BURNUMDAN GETİRDİ

 

Sokak oyunları kültürümüzün, unutulmayan en eski ve en güzel oyuncaklarından birisi olan uçurtma, dünyanın pek çok ülkesinde hala yapılmaya ve uçurulmaya devam ediyor olsa da bazı coğrafyalarda neredeyse hiç yok. Uçurtma kültürünün nerdeyse yok diyebileceğimiz coğrafyalardan birisi de Ortadoğu. Uçurtmanın peşinde koşarken bu sefer hiç beklemediğim yerden, İran’dan festival teklifi aldım.

İran’ın Kish adasında ilk kez yapılacak uluslararası uçurtma festivali için İran’a gittim, coğrafya / insanların yaşam kültürü hiç de beklediğim gibi değildi. Bizlerden çok da farklı olmayan bir ortamda, güzel bir plajda festival gerçekleştirildi.

Hindistan’lı Rajesh Nair’in projelendirdiği festivale Türkiye’den başka Hindistan, Çin ve Güney Kore katılmıştı. İran’da ilk kez uçurtma festivali yapıldığı için bu sayıyı ve organizasyon eksiklerini pek önemsemedim. Festivalin, daha doğrusu Kish adasının tadını çıkarmayı düşünüyordum. Kaldığım otel sahile oldukça yakın olduğu için etkinlik alanını rahatlıkla görebiliyordum, çok da büyük olmayan bir plaj ve oldukça sessiz bir bölgedeydik.

Festival başladığında, beklediğim gibi etkinlik alanında ne bir profesyonel ne de amatör bir İran’lı uçurtmacı vardı. Üç gün süren festivalin birinci gününde ideal rüzgârı yakalayıp uçurtmalarımızı uçurduk, fazla katılımcı olmadığından uçurtmalarımızı rahatlıkla birbirimize karıştırmadan uçuruyorduk, hatta ipleri sahile bağlayıp kenarda keyif bile yaptık.

İkinci gün uçurtmalarımızı sabah havalandırdıktan yaklaşık bir saat sonra aniden çıkan sert bir fırtına festival alanını darmadağın etti ve havadaki pek çok uçurtma ya yere düştü ya da ipleri koptu, bunlardan bir tanesi de bizim 100 m2 büyüklüğündeki dev vatoz balığı uçurtmamızdı.

Aniden çıkan fırtınayı görünce hepimiz uçurtmaları hızlıca indirmeye çalıştık, ancak benim vatoz çok büyük olduğundan oldukça iyi rüzgârı içine aldı, dört beş kişi asılmamıza rağmen aşağıya çekmekte müthiş zorlanıyorduk. Tam o arada uçurtmayı indiremeden ipi koptu ve en az 300 metre ötedeki bir otelin bahçesindeki oldukça yüksek bir ağacın üzerine düştü.

Ağacın yanına geldiğimde uçurtmanın tüm kafa iplerinin (16 ayrı ipten oluşan üst denge ipi) ağacın dalları arasına girdiğini ve uçurtmanın fırtınada bir sağa bir sola savrulduğunu gördüm. Öyle çekerek indirilecek gibi değildi, önce uzun uzun ağacın etrafında dolaşıp ne yapabileceğimi düşündüm sonra dört beş saat sürecek bir kurtarma süreci başladı.

Tabi ki benim peşimden organizasyonda görevli olanlarda gelmiş herkes uçurtmanın indirilmesi konusunda fikir yürütüyordu. Önce merdivenli bir çekici araç getirildi, uçurtmayı indirmeyi başaramadık, bu arada otelin müdürü de yanımızda çözüm üretmeye çalışanlarla yoğun bir görüşme içindeydi ve hiç beklemediğim bir karar aldılar, otelin yanında yol tamiratında çalışan oldukça zayıf Afganlı bir işçinin eline testere vererek onu ağacın tepesine çıkardılar. Tıpkı bir kedi gibi tırmanarak ağacın tepesine çıkan çocuk ağacın 3 ayrı dalını diplerinden keserek uçurtmanın dallarla birlikte aşağıya düşmesini sağladı ve uçurtmayı bu şekilde ağaçtan kurtarmış olduk. Ben de ödül olarak Afganlı çocuğa 50 dolar bahşiş verdim.

Tabii ki, aşağı inen uçurtmanın pek çok yerinde derin yırtıklar oluşmuş ve yeniden uçurulma imkânı yoktu, festivalin sonraki bölümleri zaten iptal edilmişti, çünkü fırtına sahilde ne var ne yok darmadağın etmişti. Üçüncü günümüzde adayı bol bol gezdik ve İstanbul’un yolunu tuttuk.

 

İstanbul’a geldikten sonra soluğu terzide aldık, uzun emekler sonrasında terzide tüm yırtıklar yeniden dikildi (Ben de terzi olduğum için işi çözebildik), daha sonra Maltepe parkına giderek yaptığımız deneme uçurmalarından sonra bir iki müdahale daha yaptık ve vatoz balığı uçurtmayı kurtarabildik.

Biraz maceralı da olsa, İran’ın Kish adasındaki uçurtma festivalimiz eğlenceli ve güzel anılarla geride kaldı.

 

1Nis2025

MEHMET NACİ AKÖZ UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZİYOR

UÇURTMANIN PEŞİNDE ÜLKE ÜLKE GEZERKEN YOLUM BU KEZ İTALYA – CERVIA’YA DÜŞTÜ

 

Uzun zamandır gitmeyi arzuladığım ülkelerden birisi de İtalya’ydı, diyor Aköz

Türk Uçurtma Takımı olarak katıldığımız uluslararası uçurtma festivallerinden birisi olan 29. Uluslararası Cervia Uçurtma Festivali güzel bir sahilde, iyi bir rüzgârda ve çok sayıda ülke katılımcısı uçurtma takımından yüzlerce uçurtmacının katılımıyla yapıldı.

2018 yılında katıldığımız Tayland, Malezya, Ukrayna ve İstanbul uluslararası uçurtma festivallerinden sonra bu kez de ülkemizi temsil etmek üzere 2018’in son festivali için Türk Uçurtma Takımı olarak Cervia’daydık.

Genellikle uluslararası uçurtma festivallerine götürdüğümüz gibi, 60 m2’lik devasa Türk Bayrağı uçurtma ile Türkiye’nin en büyük uçurtması olan 100 m2 büyüklüğündeki vatoz balığı uçurtmanın da içinde olduğu 15 gösteri uçurtması yanımızdaydı.

Oldukça uzun bir sahili, yumuşacık kumsalı ve güzel bir denizi olan Cervia plajında gerçekleştirilen festivalden bir gün önce alanı görme imkânımız olduğu için ertesi gün konumlanacağımız yeri tespit etme şansımız oldu. Dolayısı ile alanın oldukça iyi bir yerinde yer kapabildik. Çünkü bizim uçurtmalarımızın iki tanesi gerçekten çok büyük ve uçurması da bir o kadar zordu. Bu yüzden gittiğimiz her festivalde öncelikle etrafımızın rahat olacağı yerleri aramaya öncelik veriyorduk.

Muhteşem sahilde düzenlenen 29. International Spirint Kite Festival – Cervia’ya katılan birbirinden ilginç, farklı uçurtmalar ve performansları gerçekten oldukça iyi uçurtma takımları ile birlikte uçurtmalarımızı uçurduk. Yine her festivalde olduğu gibi basın mensuplarına röportajlar verdik, uçurtmalarımız çok büyük olduğu için etkinlik alanında kendisini en iyi gösteren uçurtmalar arasındaydı.

Dev Türk Bayrağı ve vatoz balığını aynı anda, yanyana ilk kez burada havalandırdım, ikisi bir arada çok daha güzel ve haşmetli bir görüntü veriyordu. Etkinlikte fotoğraf çeken dronlarla elde edilen fotoğrafları gördüğümde alandaki en büyük dört uçurtmadan ikisinin bizim takıma, yani Türkiye’ye ait olduğunu görmek de ayrıca hoşumuza gitti.

Festivalde yaptığımız önemli işlerden birisi de diğer uçurtmacıların stantlarını dolaşarak takımlar arasındaki ikili ilişkilerimizi geliştirmek, bu arada koleksiyona yeni ürünler eklemekti. İtalya STACK’la (Avrupa Sportif Uçurtmacılık Federasyonu) Türkiye STACK arasında mini bir toplantı yaparak bilgi alışverişinde bulunduk, STACK başkanı Giovanni müzemizin koleksiyonu için bir tane delta model uçurtma, üç tane de dergi ve İtalya STACK’ın amblemi olan hediyeler verdi.

Toplamda beş gün kaldığımız İtalya’nın Cervia şehrinden oldukça güzel anılar, iyi dostluklar ve İstanbul’daki uçurtma müzesi için yeni uçurtmalarla ayrıldık.

 

1Nis2025

MEHMET NACİ AKÖZ

UÇURTMANIN PEŞİNDE DÜNYAYI GEZİYOR

İLK FESTİVALİM HOLLANDA’DAYDI

 

Türk Uçurtma Takımı olarak, uluslararası uçurtma festivallerinde ülkemi temsil etmek için onlarca ülkeye gittim, çok yer gezdim tüm bu geziler bana ve ekibime çok değerli bilgi ve çevre kazandırdı.

 

Ancak, her işin bir başlangıcı olduğu gibi benim de uluslararası sahada yer almamın, ülkemde uluslararası uçurtma festivalleri projelerini uygulamamın, hatta Türkiye’deki tüm uluslararası festivallerin fikir öncülüğü yapmış olmanın zemininde, 1992 yılında Hollanda’da katıldığım Uluslararası Schaveningen Uçurtma Festivali vardı. 92 – 94 arası iki yıl Hollanda’da yaşadım, 1993 yılının Eylül ayında bir arkadaşım bana “Schaveningen’ de uçurtma festivali var katılmak istermisin” diye sorduğunda hiç tereddütsüz evet cevabını vermiştim.

 

1.20 Metre boyunda yıldız model bir uçurtma yaparak üzerine al bayrağımızı da ekledim ve etkinliğe hazırlandım, arkadaşım için de bir tane uçurtma hazırladık. Bu uçurtmayı hazırlarken aklımdan geçenler ise “Kocaman bir tane uçurtma yaparım, üzerine de Türk Bayrağını yerleştirip bir de Türkiye yazarsam festivalde dikkatleri üzerime çekerim” idi.

 

Ancak, festival alanına gittiğimde (Hollanda ile İngiltere’nin karşı karşıya baktığı devasa bir plaj/sahil kesimiydi) gördüğüm manzara karşısında gerçekten hayretle alandaki uçurtmaları izlemeye koyuldum. Devasa uçurtmalardan oluşan kuşlar, kelebekler, ejderhalar, birbirinden ilginç hayranlık uyandıran uçurtma modellerini görüyordum. Gerçekten şaşırmıştım, çünkü ilk kez bir uluslararası uçurtma festivaline katılıyordum.

 

Bu festival benim için pozitif anlamda ciddi bir kırılma noktası oldu. Daha sonra Hollanda’lı uçurtmacı Willy Van Dieggel ile tanışıp arkadaş olduk (Hollanda’da uçurtma dükkânı vardı ve ilerleyen yıllarda iki kez İstanbul’daki festivalimize davet ettim)

 

1994 Sonlarında Türkiye’ye döndükten sonra uluslararası uçurtma festivalini nasıl yapabilirim araştırmasına girdim, gerçi küçük uçurtma şenliklerini düzenlemiş bu konuda az da olsa tecrübe sahibiydim. (Veya kendimi öyle görüyordum) 1996 yılında nihayet Uluslararası İstanbul Uçurtma Festivalini projelendirdim ve sponsorluk arayışları içindeyken İBB’nin kapısını çaldım, ancak çok uğraşmama rağmen sonuç alamadım. 1997 yılında aynı projeyi biraz daha güncelleyerek yine İBB’nin kapısını çaldım ve bu kez sonuç alarak Türkiye’deki ilk uluslararası uçurtma festivali olan “1. Uluslararası İstanbul Uçurtma Festivali” nin gerçekleşmesini sağladım.

 

Hülasa;

Bu örnekle, katıldığım her ayrı ülkedeki uluslararası uçurtma festivallerinin hem bana, hem ülkeme, hem de uçurtma kültürümüze çok ciddi katkılar sağladığını görmüş oluyorum

 

Bugüne kadar onlarca uluslararası uçurtma festivaline katılmış olsa da, Schaveningen Uçurtma Festivalinin önemi benim için çok ayrıydı.